Son Dakika :

DOĞRU BİLDİĞİNİZ YOLDA SABIRLA VE İSTİKRARLA YÜRÜMEK ÖNEMLİ
Ali HazırUMUT İNŞAAT
DOĞRU BİLDİĞİNİZ YOLDA SABIRLA VE İSTİKRARLA YÜRÜMEK ÖNEMLİ

Mesleğinde 30 yılını dolduran isimlerden Umut İnşaat Ali Hazır, inşaat mühendisliği eğitiminin ardından Bursa Belediyesi Fen işleri ve İmar Müdürlüğü birimlerinde 7 yıl çalışmış. Bu dönemde edindiği devlet terbiyesi ile işine serbest devam etme kararı alarak 1985 yılında kurduğu firması ile yola çıkan Ali Hazır, bugün bir çok sanayii yapısının ardındaki isim olarak anılıyor. Umut İnşaat’ın bu başarı öyküsünü Ali Hazır’ın kendi ağzından dinledik.

EKSİK GÖRDÜĞÜNÜZ SİZİN BAŞLANGIÇ NOKTANIZDIR
İnşaat mühendisliği eğitimini tamamladıktan sonra Bursa Belediyesi’nde 7 yıl mühendislik yaptım. Bu dönemde
Fen İşleri Müdürlüğü, İmar Müdürlüğü gibi birimlerde görev aldım. 1985 yılında devlet terbiyesinin ve bürokrasinin ne olduğunu öğrenerek serbest çalışmaya başladım. Bu süreçte, Bursa’yı, çevreyi ve iş dünyasını tanıma fırsatı elde ettim. Dolayısıyla masanın bir tarafından diğer tarafına geçecek durumda hissettim kendimi ve diğer tarafa geçtim. Bu kararı verdiğimde 30 yaşındaydım. Kendi işime başladığım sırada tekstilin çok hızlı olması ve Bursa’nın bir tekstil kenti olması benim en büyük avantajım oldu. Sanayi yapılarında hizmet veren
mühendis ve müteahhit sayısı çok azdı. O eksikliği gördüm ve sanayi yapıları ağırlıklı inşaat işine başladım. Bir yandan da siyasi bir partide görev aldım. İlginçtir, belediyeden ayrıldıktan 3 yıl sonra belediye başkanlığına aday gösterildim.Akşam 6’da tebliğ edilen görevi, sabah 8’de iade ettim. Bütün gece düşündüm. Belediyeden ayrılarak masanın öbür tarafına geçmiştim makamı ne olursa olsun tekrar eski tarafa geçmek istemedim. Ancak o iade ile birlikte siyasi yaşamım bitmedi. 15 yıl süren meclis üyeliği, imar komisyonu başkanlığı, encümen üyeliği gibi görevlerde bulundum. Artık siyaseten ülkeme karşı duyduğum sorumluluğu yerine getirdiğimi düşünerek siyasetten de ayrıldım ama bu kez beni iş dünyası rahat bırakmadı. Arkadaşlarımın, dostlarımın teşviki ile Ticaret Sanayi Odası’na meclis üyeliğine aday oldum. Seçilir seçilmez de yönetim kuruluna geldim. 2 yıl sonra da yönetim kurulu başkan vekili oldum. 14 yıl süren Ticaret Sanayi Odası görevim oldu. Orada da zamanın tamamlandığını, katabileceğim bir yeniliğin olmadığını görüp gelen seçimlerde aday olmayarak misyonumu tamamladım.

Aşırı rekabetin getireceği sorunları erken gören Ali Hazır, sektörel çeşitliliğe giderek çimento ve çok önem verdiği rüzgar enerjisi sektörlerine de yöneliyor. Rüzgar enerjisi için vereceği bir dilekçeyi “uğraşmayın böyle havadan şeylerle” diyerek almak istemeyen devlet yöneticisini ise hiç unutmuyor.

İnşaat işi artık katma değeri yüksek iş olmaktan çıktı. Bu işi çok küçükler ve çok büyükler olmak üzere ikiye ayırmak gerekir. Bu işlerden biri çimento fabrikası, diğeri ki bizim için en önemlisi olan rüzgar enerjisi. Biz rüzgar enerjisi yapmayı düşündüğümüz dönemde dilekçe vermek için gittiğimizde devlet kademesindeki bir yetkili dilekçemizi almak istemedi. ‘’Böyle havadan şeyler ile uğraşmayın’’ dedi. Daha sonra Türkiye’nin ve Dünya’nın en önemli yönünün enerji ve enerjinin de yenilenebilir yönünün olduğunu hep birlikte gördük. Bundan 2 sene önce Fransa’da 142 Ülkenin onay verdiği küresel ısınma ile ilgili bir toplantı olmuştu. Küresel ısınmayı önlemek için daha önce Amerika’nın ve Çin’in imzalarının olmadığı karbon emisyonlarının azaltılması ile ilgili mutabakat bu sefer sağlanmış durumda. Dolayısıyla 1 ay sonra yeterli ülkenin onay
sayısına ulaştığı için küresel ısınmanın önlenmesiyle ilgili protokol yürürlüğe girmiş olacak. Bu da demektir ki 142 ülke fosil yakıtlardan enerji üretmeyecek Elektrikli arabaların çoğalması ile yenilenebilir enerji kaynaklarına yaklaşık 100 milyar dolar kaynak aktarımı yapılacak. 2030 yılına kadar karbon salınımlarının %40 azaltılması hedeflenmekte. Bunun sonucu olarak da, güneş, rüzgâr ve hidroelektrik santrallere daha çok önem verilecek. Ben inşaat sektöründeki meslektaşlarıma bir öneride bulunmak istiyorum. İçinde pek çoğu bu önerilere ihtiyaç duymuyordur zaten biliyordur ama ben yine de hatırlamaları için tekrar etmek istiyorum. Sektörlerini çeşitlendirmek zorundalar. İnşaat sektörü ya çok büyük olmalı ya da günü kurtaracak halde olmalı. Türkiye dünyada inşaat sektöründe çok önemli bir paya sahip, Çin’in ardından ikinci sırada geliyor. Ancak Türk ekonomisinin ayakta kalabilmesİ, iç tüketim ve iç hareketliliğin artabilmesi ve Türkiye’nin büyüyebilmesi için inşaat sektörünün lokomotif olduğunu da gözden kaçırmamamız gerekiyor. Çünkü inşaat sektörünün ham maddesi, işçiliği, çimentosu, kumu, çakılı, seramiği ve ahşabın büyük bir bölümü ithalata ihtiyaç duymayan Türkiye’de üretilen ve 70’e yakın sektörü harekete geçiren ana lokomotifidir. Bundan dolayı inşaat sektörü iç dinamikler açısından lokomotif olmaya ve hep var olmaya devam edecek. İnşaat sektörü katma değeri ülkede kalan bir sektördür ve gözbebeği gibi korunup kollanması gerekir. Çevremizdeki savaşları da göz önüne aldığımızda Türkiye’nin dünya inşaatında, coğrafi bölge inşaatında, depremsellik için, kentsel dönüşümler için yapacağı çok iş var ama bir o kadar da hem ülke, hem de dünya pazarında rekabet var. Türkiye’nin diğer sektörlerde olduğu gibi, sıkıntılı dönemi atlatana kadar bazı teşvikleri inşaat sektörüne vermesi gerekir. Ama sadece bir haftalık seyahatlerde şunu gördük. Demokrasinin olmadığı ülkelerde inşaat yapmamamız gerekiyor. Biz daha demokratik ülke olması sebebiyle Gürcistan’da yatırım yaptık. Ülke olarak fakir ama yönetim şekli olarak uygun gördüğümüzden orayı tercih ettik. Orada enerji ve inşaat işlerine girdik ama bu kez de her ülkenin kendine göre bazı kuralları ve işleyiş sistemine takıldık.

İLK YILLARDA PAROLAMIZ ULUCAMİİ’NİN MİNARESİNİ GÖREBİLECEĞİMİZ UZAKLIKTA İNŞAAT YAPMAKTI
Firmamız büyüdü, istihdam ettiğimiz personel sayısı bin kişiye ulaştı. Ulucami’nin minaresinin etrafındaki inşaat yapılanması Umut İnşaat’a yetmez hale geldi. O zaman ulusal olmaya karar verdik. Türkiye’nin çeşitli kentlerinde inşaatlar yapmaya başladık. Eskişehir, Zonguldak, Kırklareli, Adapazarı gibi pek çok şehirde inşaatlar yaptık. O da yetmedi, uluslararası olmak istedik, Cezayir, Libya, Suriye ve Gürcistan ile pek çok temaslarımız oldu. Ama gördük ki şekil ve şartı ne olursa olsun hangi sıkıntılı dönemden geçerse geçsin Türkiye, gerçekten cennet bir ülke. Gurur duyduğumuz müteahhitlerimiz var ama katma değeri yüksek, getirisi yüksek olan işler zaten artık büyük işler, küçük işlerle de günü ancak kurtarabiliyormeslektaşlarımız.
Bizde bunu gördüğümüz için sektörümüzü çeşitlendirdik. Çeşitlendirmenin bugün ciddi derecede faydasını görüyorum. Katma değeri yüksek olan işlere, sektörlere dönmek durumundayız. Biz Suriye’deki savaş patlamadan iki yıl önce önemli iş görüşmeleri yapmıştık. Aynı görüşmeleri Cezayir’de 2500 konut için yapmıştık.
Dolayısıyla uluslararası firma olma fikrinden vazgeçtik. Uluslararası ticaret yapabiliriz ancak yatırım yapmanın bizi tercih etmeyeceğimiz başka büyüklüğe taşıması gerektiğini gördük. Bu yüzden ulusal kalıp sektörümüzü çeşitlendirmeye karar verdik.

KRİZLERİ DOĞRU GÖREN VE DEĞERLENDİRENLER KRİZLERDEN DAHA GÜÇLÜ ÇIKARLAR

İnşaat sektörünün bana göre iki tane ayağı var. Birincisi kamu yatırımları ikincisi ise özel sektör yatırımlarıdır. Biz kamuya hayatımız boyunca sadece bir tane iş yaptık o da ‘Bursa Kent Hali’ ve o proje İspanya’da dünya birinciliği aldı.Özel sektör ayağına baktığımızda o da ikiye ayrılıyor. Birincisi kendisine iş yaptıran kişiler, ikincisi de ticari amaçla iş yaptıranlardır.

Ticari yapılan yapılar fizibilite olmaksızın bankaların da kullandığı mortgage skandalı gibi çok hatalı işlere kurban gitti. İstanbul gibi ne yapsan satılır tarzı olan şehirlerde fizibilitesizliğin zararı çok belli olmadı, çünkü aşırı hızla
büyüyen bir şehirdi.Şu anda benim gördüğüm iş adamlarımız yeni iş sahaları bulmakta zorlandığı için gayrimenkule dönüp konut alıp kiraya veriyorlar. Bu henüz tam gelişmemiş ülke modelidir. Sektörel çeşitliliği çok az olan ülkelerde taksicilik, restorancılık ve ev alıp kiraya verme en çok gelişmiş üç ana daldır. Bu yeni iş sahaları tespit edememekten, dönemsel yaşanan siyasi krizden ve güven bunalımının olduğu dönemlerde en doğru yol olarak görülen inşaat yatırımlarıdır. Türkiye’nin eğitim seviyesi arttıkça nüfus artışına paralel olarak inşaat talebi de azalacaktır.
2008 krizinin başlaması, Lehman Brothers’ın bütün dünyayı sallayan yıkıcı etki ile batması tüm bunlar çok ciddi uyarılardı. Biz bu etkiyi Kazakistan’da inanılmaz hızla büyüyen inşaat firmalarında gördük. Banka kredi veriyor, vatandaş hiç cebinden para koymadan daire alıyor, daireyi kiraya veriyor, kiranın bir kısmı ile krediyi kapatıyor, kalanı ise cebine koyuyor. Bu modelin yaşamayacağını, bu model yaşamayacaksa bizim inşaatın yanına koymamız gereken sektörler olduğunu gördük. Yine inşaatın ana kollarından biri olan çimento sektörüne girdik ve bununla birlikte yenilenebilir enerji sektörüne yöneldik. Türkiye’de sıfırdan anahtar teslimine kadar bir projeyi
alıp hem yatırımı hem bürokrasisi ile bitirmek şartı ile çok ciddi eğitilmiş bir kadroya sahibim. Bu arkadaşların bir kısmı Ankara’da bir kısmı Bursa’da görevlidir. Şu anda rüzgâr konusunda çok tevazu göstermemi gerektirmeyecek bilgiye sahibiz. Hem yatırım finansman, hem imar mevzuatı, hem bürokrasi itibariyle iyi bir konumdayız. Pek çok firmadan danışmanlık talepleri geliyor ama bizim profesyonel anlamda onlara yardım etme şansımız yok, çünkü Türkiye’nin 25 ayrı şehrinde ölçümler
yapıyoruz. Kışları yine her zaman olduğu gibi işinin başında ama yine de artık yöneticiden daha çok bir danışman
olduğunu vurguluyor her cümlesinde. Kendime ait bir teknem var, yazları gözlerden, gündemden, iş dünyasından, stresten uzak kendime zaman ayırarak geçiriyorum. Kışları da işimin başına gidip geliyorum. Yetişmiş profesyonel iyi bir kadrom var.

VAKTİ GELDİĞİNDE YÖNETİCİ DEĞİL DENETİCİ OLMAYI BİLMEK ÖNEMLİDİR

Ali Hazır, yıllarca yoğun tempo ile çalışmasının ardından şimdi yazları kendine aldığı bir teknede geçirmeyi tercih ediyor.
Kışları yine her zaman olduğu gibi işinin başında ama yine de artık yöneticiden daha çok bir danışman olduğunu vurguluyor her cümlesinde. Kendime ait bir teknem var, yazları gözlerden, gündemden, iş dünyasından, stresten uzak kendime zaman ayırarak geçiriyorum. Kışları da işimin başına gidip geliyorum. Yetişmiş profesyonel iyi bir kadrom var.
Bana çok fazla ihtiyaç duymuyorlar. Her ne kadar kendime zaman ayırıyorum desem de mail ortamında işlerimi sürekli takip ederim. Hangi şantiyemde kaç işçinin çalıştığı, gün içerisinde hangi işlerin yapıldığını fotoğrafları ile birlikte gelen raporlarda incelerim.
Ben aslında çok kolay bir insan değilim. Çok zor beğenen ve seçen ama seçtikten ve beğendikten sonra tam yetki veren, asla bir daha geri dönüp bakmayan, aşırı denetimler ile güvendiği insanı boğmayan bir yöneticiyim.
Birlikte çalıştığım çalışma arkadaşlarım yönetici vasfına ulaştılar. Yönetim kadrosunu kendim seçerim, hepsiyle yüz yüze kendim görüşürüm. Seçtiğim arkadaşlar arasında benimle en az çalışan arkadaş 10 yıllıktır ve çoğu bizimle emekli olur.

ALİ HAZIR’ın BAŞARI ÖNERİLERİ

Yaptığınız her işin sorumluluğunu yıllar sonra bile üstlenmek, o güveni vermek sizi her zaman ileriye götüren bir meziyettir. Değişimler ne kadar güçlü olursa olsun, değişmeyen prensipleriniz, başladığınız noktada size değen herkesin size ulaşabileceği bir yeriniz olsun.
Başarılı olmak demek, bugün kazanmak anlamına gelmez, başarı uzun soluklu bir maratondur attığınız adımın yüz adım sonrasını hesaplayabiliyorsanız o zaman başarılısınızdır.
İnanıyorsanız, doğru hesapladığınızı düşünüyorsanız kim size ne derse, ne kadar vazgeçirmeye çalışırsa çalışsın, yolunuzdan dönmeyin.

Etiketler: ali hazır, ali hazır kimdir, başarı önerileri, başarı öyküleri, İnşaat Burada, Umut inşaat,
Copyright © 2018 adacreative.com